TEMİZ TÜRKÇE NEDİR, NE DEĞİLDİR?

Posted on Posted in Temiz Turkce

Temiz Türkçe, her şeyden önce, dilimizi saygıyla, sevgiyle, anlayışla kullanmayı özendirme projesidir. Temiz Türkçe araştırmayı, sorgulamayı, analiz ederek bilgi paylaşmayı savunan bir girişimdir. Temiz Türkçe, çalıntı veriyle yazmanı karşısında, intihalle mücadele eden bir harekettir.

Temiz Türkçe nefret söylemine karşıdır, ayrımcılığın her türlüsünden, özellikle kadınlara yönelik cinsiyet ayrımcılığından kurtulmaya çağrıdır.

Temiz Türkçe plaza Türkçesinin karşısında konumlanırken, İş Türkçesinin ilkelerini belirleme arayışındadır. İş hayatında e-posta, tanıtım, sunum ve rapor yazımında Türkçeyi daha etkili kullanmanın yollarını anlatır. İş Türkçesi ciddidir, saygılıdır, genellikle resmidir, samimiyetin dozu sınırlıdır. İş hayatının yoğun temposuna ayak uydurabilmek adına kısadır, açıktır ve nettir.

Temiz Türkçe, güzel Türkçemizi en yalın, en akıcı ve etkili kullanabilmenin esaslarını, herkesin anlayabileceği bir dille açıklamaya çalışmaktadır.

Sosyal medya başta olmak üzere günlük dildeki yaygın hatalara dikkat çekerek, Türkçeyi yazım ve anlatım kurallarına en uygun şekilde kullanmayı teşvik eder.

Ancak, Temiz Türkçe bir Öz Türkçe projesi değildir. Temiz Türkçe yabancı sözcükleri dilimizden kovmayı değil, sözcükleri yerli yerinde kullanmayı öğrenmeyi savunur.

Temiz Türkçe dil polisliği değil, dil doktorluğu yapar; gereksiz sözcüklerin, boş ifadelerin, anlatım bozukluklarının ve cümle düşüklüklerinin nasıl azaltılacağını açıklar.

Dil polisliği yapmaz çünkü her sözcüğün arkasında, onunla ilişkili onlarca farklı sözcük, kavram ve anlam, hatta bir tarih saklıdır. Dilden atılan her sözcük, bir bakıma düşünce dünyamızı kısıtlar, kendimizi ifade yeteneğimizi azaltır ve evreni, bilimi, kültürü ve sanatı tanımlama yetimize ket vurur.

Diller birbirlerinden sözcük alırlar ve verirler; bu gayet normaldir. Türkçemizde onlarca dilden gelme sözcük mevcuttur. Vapur ve bilet İtalyanca, aşk, pencere ve merdiven Farsça, semaver Rusça, yasa Moğolcadandır. Kiraz ve karpuz Yunancadan, vakit, vatan, kitap ve dünya Arapçadan dilimize geçmiştir. Can ve canım sözcükleri dahi kökenleri itibariyle Farsçadır.

Türkçeyle diğer diller arasındaki kelime geçişleri karşılıklıdır. Komşu ülkelerde, özellikle Balkan dillerinde Türkçeden geçme binlerce kelime bulabilirsiniz.

Bu alışveriş, birlikte yaşanmış asırların yadigarıdır.

Temiz Türkçe dilde yalınlaşma ve daha çok Türkçe kökenli sözcük kullanma çabalarını yürekten desteklemektedir.  Ama bunu yaparken, sırf yabancı dillerden geldiği için dilimize yerleşmiş sözcüklerin eşanlamlarını atmaya, yasaklamaya karşıdır. Anlamı aynı gibi görünse de eşanlamlı sözcükler arasında nüanslar bulunur. Ayrıca her sözcüğün yan anlamları ve alt anlamları da mevcuttur. Bir sözcüğü dilden attığınızda, o sözcükle çağrışım ilişkisi ya da kavramsal bağlantısı olan onlarca sözcüğü de atmış olursunuz.

Yazarken ve konuşurken dilimizden kovmamız gerekenler gereksiz sözcüklerdir, nefret söylemleridir, ayrımcılık, kin, öfke ve düşmanlık çağrılarıdır. Dilimize davet etmemiz gerekenlerse ahenktir, renktir, coşkudur, heyecandır, sevgidir. Öyle yazmalı ki, su gibi bir içişte okunsun, gökyüzü gibi pırıl pırıl, apaçık olsun. Öyle konuşmalı ki dinleyenler ilham alsın. Öyle hitap etmeli ki karşımızdaki kendini daha değerli hissetsin. Öyle selamlamalı ki karşımızdaki ilk izi bir tebessüm olsun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir